Our Blog

0

Türkiye’de ortalama yaşam süresi 74,6 yıl olarak belirtiliyor 1, bu da 3.879 hafta, 27.229 gün, 655.176 saat eder.  Hayatımızı nasıl geçirdiğimiz, her anımız bizim sorumluluğumuzda. Bunu çok geç olmadan, şimdiden hissetmek ve harekete geçmek gerek.

Tam zamanlı bir çalışansak zamanımızın önemli bir kısmı işimizi yaparken geçiyor. Peki sabah işe giderken nasıl düşünce ve duygularla harekete geçiyoruz?  Hayatımızın işte geçirdiğimiz bu önemli parçasına nasıl daha fazla değer katabiliriz? Bazı insanlar “tatil için çalıştıklarını” ifade ediyorlar. Yani, çalışılan zamanlar yılda 20 gün ve haftada 2 günü beklemekle mi geçiyor?

Genel olarak, işi sevdirme, işe bağlama ve motive etme sorumluluğu, “insan kaynakları ve yöneticilerde” diye düşünülür. Bir yönetici ve insan kaynakları profesyoneli olarak buna katılıyorum. Ama bir çalışan olarak, hepimizin ibreyi bir de kendi içine çevirmesi gerektiğini, kendi istek ve katkımızın olmazsa olmaz olduğunu düşünüyorum.

Yaptığımız işe odaklanmamızı sağlayan, bizi ona güdüleyen psikolojik süreci motivasyon olarak tanımlıyoruz. IDG Araştırma Hizmetlerinin yaptığı araştırmaya göre motivasyon, %55 içsel (yani kendi içimizden gelen başarı ve güven duygusu, kendini gerçekleştirme, gelişim isteği gibi faktörlerden) , %45 dışsal unsurlardan (tamamen bizim dışımızdaki maddi ödüller, yöneticimiz gibi faktörlerden) kaynaklanıyor 2. Yani motivasyonu içsel motivatörleri harekete geçirerek büyük ölçüde kendimiz yaratabiliriz.

Gallup araştırmacıları çalışanların işinde her gün en iyisini başarma duygusunu, potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koyabilme ve kendi gücünü gösterebilme yeteneğini, motivasyon için en önemli kaynaklar olarak ifade ediyorlar. Bunun çalışanların yaşamlarını tamamiyle değiştirebilecek derecede önemli yer teşkil ettiğini belirtiyorlar 3.

 

“Bir adamın çöpçü olduğu söyleniyorsa, o adam sokakları temizlerken işini, Mikhelangelo’nun tablolarını ya da Beethoven’in bestelerini yaptığı gibi yapmalı. İşini o kadar iyi yapmalı ki yeryüzünde ve cennetten bakan herkes durup “burada ulu bir çöpçü yaşıyor.” desin.” Martin Luther King.

İŞ HAYATIMA DEĞER KATARSAM BUNDAN KİM KAZANÇLI ÇIKAR?

İşimizi bağlılıkla ve dedike olarak yaptığımızda bundan hem bizler hem de çalıştığımız işyeri çok şey kazanır.

Çalışanlar olarak bizler ne kazanırız:

  • “Kendimizi gerçekleştirme”, potansiyellerimizi, yeteneklerimizi keşfetme fırsatı buluruz.
  • Hayat kısa! İşimize anlam kattığımızda hayatımıza da anlam kazandırmış oluruz.
  • Başarı, gurur ve güven duygusu yaşarız.
  • Şikayet ederek negatif duygular üreterek stres olmaktansa, pozitif duygular içerisinde oluruz.
  • Sabahları enerjik bir şekilde gülümseyerek günümüze başlarız. Pazartesi sendromu diye bir şey kalmaz.

Şirketimiz neler kazanır:

Gallup’un araştırmasına göre ortalamanın üzerinde çalışan bağlılığı olan kuruluşlarda, ortalamanın altında olanlara nazaran; %22 daha fazla karlılık, %21 daha fazla verimlilik daha düşük çalışan devir oranı, %48 daha az iş kazası, %41 daha az kalite hatası tespit edilmiş4.

İŞ HAYATIMA NASIL DEĞER KAZANDIRIRIM?

İKNA VE KABUL SÜRECİ; İçinizde tartışıp sorumlu olduğunuza kendinizi ikna edin!

“Hayatımızdaki en harika gün, davranışlarımızla ilgili tüm sorumluluğu üstlendiğimiz gündür. O gün gerçekten büyüdüğümüz gündür.” John C. Maxwell

Öncelikle bu sürece proaktif olarak katılmayı, bunun sorumluluğunu almayı kabul etmeliyiz. Motivasyonumuzdan kendimiz de bizzat sorumluyuz. İşyerindeki zamanımızı, saat 17:00’yi, tatil zamanlarını bekleyerek harcamak yerine, işimizin derin anlamını düşünerek,  faydalarımızı keşfederek, yapabileceğimizin en iyisini yaparak, her gün biraz daha gelişerek de geçirebiliriz.

DEĞERLENDİRME SÜRECİ;  Yaptığınız işin asıl anlam ve manası nedir, bunu keşfedin!

“Asıl işiniz, onu keşfetmek ve sonra işinize tüm kalbinizi vermektir.” Buda

Kendinize şunları sorun ve yanıtlarını arayın. Asıl amaç 3. maddedeki duruma geçmektir, böylece iş doyumumuz daha da büyük olacaktır, diğer maddeler ise yan fayda haline geleceklerdir.

  1. İşinizi, yalnız maaş karşılığı mı yapıyorsunuz?
  2. Kendimizi göstererek unvan ve güç sahibi olmak için bir kariyer fırsatı olarak mı görüyorsunuz?
  3. Büyük bir amaca hizmet eden, yararlı olan değerli bir süreç olarak mı görüyorsunuz? İşinizin daha büyük resimdeki yeri nedir?

Önce, işinizi ve sonuçlarını düşünün. İşinizin kendinize, kurumunuza, çevrenizdekilere ve insanlığa gerçekte neler kazandırdığını bulun. Ana faydayı bulmak çok önemli.  Gerekirse yöneticinize ve arkadaşlarınıza danışın.

Bundan sonra, “Olumlu imajinasyon” diye de ifade edilen tekniği kullanabilirsiniz. Yaptığınız işin sonunda ne olacak, kimlere ne yarar sağlayacaksınız, iş arkadaşlarınıza nasıl bir pozitif etki yaratacaksınız, neleri değiştirmiş olacaksınız? İşinizi yaparken bunları sık sık düşünün.

Aşçı iseniz, yaptığınız lezzetli yemekleri yiyecek kişilerin nasıl keyif alacaklarını, hem sağlıklı hem de mutlu şekilde restoranınızdan çıkacaklarını ve size teşekkür ve minnetlerini sunacaklarını hayal edin…

Eğitimci iseniz, verdiğiniz eğitimi yıllar boyu hatırlayacak insanların hayatında bu yeni bilgilerle kim bilir neleri değiştireceğinizi, hatta belki bu bilgileri kendi aile ve arkadaşları ile paylaşmaları sonucunda o konudaki bilgeliğin halka halka nasıl da artacağını düşünün…

İŞE BAĞLANMA SÜRECİ:

150 Ülkede 10 milyon çalışanla yapılan bir araştırmaya göre işe bağlılığın temelde aşağıdaki 4 faktörden kaynaklandığı ortaya çıktı, bunların kullanımı ve gelişimi ile işimize bağlılığımızı ve motivasyonumuzu arttırabiliriz 5:

  • İletişim; İletişimin sağlıklı yürütülmesinde en önemli etken biz olduğumuza göre iletişim yetkinliklerimizi geliştirmekle işe başlayabiliriz. Etkili şekilde iki yönlü iletişim kurabiliyor muyum? Şirketimin genel hedefleri ile ilgili bilgim var mı, ben bu hedeflere nasıl katkıda bulunuyorum? Yöneticimizden bu konuda bilgi istemeliyiz.

Soru sormalı, şeffaf, açık ve pozitif bir iletişim stili içerisinde olmalıyız.

  • Gelişim ve ilerleme; öğrenme ve gelişim fırsatlarını iyi değerlendirmeli, bunu yalnız şirket içi eğitimlerden beklememeli, proaktif olarak hayat boyu öğrenen bir kişi olmalıyız.

Sosyal olarak çevremizden öğrenebiliriz. İnternet de (kaynağını kontrol etmek kaydıyla) iyi bir gelişim kaynağıdır. “Ted.com”,  gibi siteleri, blogları, işimizle ilgili fuarları, konferansları takip etmek de yarar sağlayacaktır. Çok hızlı okuma kursuna gitmenizi ve kitap okuma hızınızı arttırmanızı özellikle tavsiye ederim.

  • Takdir ve tanınma; Yaptıklarımızda “en iyi olma” hedefi koyarak ve kendimizi işimize vererek çabaladığımızda takdir ve tanınma zamanla gelecektir. Unutmayın, insan kaynakları ve yöneticiler de yetenekli ve bağlı çalışanlara ihtiyaç duyar ve onları ararlar.

Ayrıca her fırsatta başkalarına teşekkür etmek, teşekkür kültürü oluşturmak açısından örnek olmak etkili olacaktır.

  • Güven ve itimat: Kendimize, çevremizdekilere ve işimize karşı başarılı oldukça güven de beraberinde gelecektir. Bir süre sonra işimizi kendimiz kontrol etmeye, sorumluluk almaya başlayacağız.

 

Blanchard’ın Optimal Motivasyon kavramına göre ise 3 temel ihtiyacımızın karşılanması bağlılığımızı geliştiriyor. Ö-İ-Y olarak kısaltılan; Özerklik, İlişkiler, Yeterlilik ve Uzmanlaşma ihtiyaçlarının karşılanması önemli. Bu kurama göre, lider kimseyi motive etmez, lider ancak bu ihtiyaçların giderilebildiği ortam yaratabilir 6. Yukarıdaki maddelerle örtüştüğünden detaylarına girmiyorum.

TEKRAR DEĞERLENDİRME VE YENİLENME SÜRECİ

Bu süreci tekrarlayarak “içten yanmalı” motivasyonumuzu canlı tutabilir, iş saatlerimize değer katabiliriz.

  • İşinizi yaparken hep büyük amacınızı hatırlayın.
  • Pozitif olun. Negatif etkilerden ve kişilerden uzak durun.
  • Her gün kendinizi geliştirin, bir gün öncekinden daha iyi olmayı hedefleyin.
  • Farkında olun. Bu süreci gerektikçe içinizden tekrar edin.
  • Zorluklar ve engeller de olacaktır. Önemli olan onları nasıl atlattığınızdır,ileriye bakın ve izin verin, sizi daha güçlü ve deneyimli olarak hayata hazırlasınlar.

Bugünkü başarılarımız ve adımlarımız yarınımızı oluşturacak. Pozitif bir güçle inisiyatifi elimize alarak iş hayatımıza değer katmak elimizde. Bunu hep hatırlamamız ve uygulamamız dileğiyle.

 

KAYNAKLAR

1)      http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=13140

2)      http://idgresearch.com/employee-engagement-research/employee-engagement-resources/

3)      http://www.gallup.com/poll/165269/worldwide-employees-engaged-work.aspx

4)      http://businessjournal.gallup.com/content/163130/employee-engagement-drives-growth.aspx

5)      Kevin Kruse (2013), 4 Keys to Happiness and Fulfillment At Work, Emplooyee Engagement For Everyone

6)      Webinar on “Yeni Motivasyon Bilimi” Blanchard International, Optimal Motivation,

7)      Robin Sharma (2010), Ünvansız Lider

8)      Robbins, Judge (2007),  Organizational Behavior

9)      http://www.e-motivasyon.net/Motivasyon.html

Comments ( 0 )

    Leave A Comment

    Your email address will not be published. Required fields are marked *